Gece Seni Seçti! Ölümün Doğuşun Olacak! Mavi Çaylaklar ve Kırmızı Çaylakların Birlikte Yaşadığı Bu Evde Gün Olmayacak!
 
AnasayfaKapıTakvimAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
Gece Evi Tekrar Doğruyor (: Haydiyin Eğlenelim ve Canlandıralım bu Sayede Büyük Bir Site Olalıım (:

Paylaş | 
 

 Zoey Redbird

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Zoey Redbird



Mesaj Sayısı : 2
Kayıt tarihi : 05/07/10
Yaş : 23
Lakap : Zo/Z

MesajKonu: Zoey Redbird   Ptsi Tem. 05, 2010 2:23 pm

I.Bölüm

Gece Evi yakında açılacaktı. Artık burası tekrar çaylaklarla dolup taşacaktı. Bunun için mutluydu Constance. Çaylaklarını özlemişti. Sonra dışarı çıkmaya karar verdi. Belki Starbucks'a gidip birşeyler içebilirdi. Hemen masanın üzerindeki anahtarları aldı. İçinde kötü bir hiz vardı Constance'ın. Bunalmıştı. Koşar adımlarla hemen dışarıya çıktı. Ve çıkar çakmaz kendimi rahat hissetmeye başladı. Havayı rahat rahat içime çekmişti. Hava bugün bulutluydu. Yağmur yağacak gibi gözüküyordu. Güneş bugün olmayacağı için rahattı. Arabamın kapısını açtı. Ama sonra kapattı. Arabayla gitmekten vazgeçmişti. Hem zaten bugün güneşte yoktu. Bunun tadını çıkarıp rahat rahat dolaşabilirdi. Ama sonra arabanın camından kendisini gördü. Dövmelerimi kapatmayı unutmuştu. Hemen çantasından kapatıcıyı çıkardı ve dövmelerimi kapattım. Şimdi tıpkı bir insan gibi gözüküyordu. Eğer dövmelerini kapatmayı unutup, o şekilde dışarıya çıksaydı ne olacağını düşünmek bile istemiyordu. Kim bilir insanlar ne tepki verecekti.
Gece Evi'nin muhteşem ve büyük kapısından dışarı çıktı ve Starbucks'ın yolunu tuttu. Gece Evi'nden epey uzaklaşmıştı. Etrafta iki katlı müstakil evler vardı. Dışarıda çok az kişi vardı. Karşıda iki küçük çocuk misket oynuyordu. Boyu kısa ve hafif şişman olanı hile yapmayı düşünüyordu. Diğeri ise artık oyundan sıkılmıştı ama bunu arkadaşına söylemeye çekiniyordu. Biraz daha ilerlemişti. Artık etrafta hiç kimse yoktu. Tek başımaydı.

II.Bölüm

Yolda yürürken sol taraftan kanat sesleri duydu Constance. Refleks olarak kafasını çevirdi ama hiçbir şey görmemişti. Yürümeye devam ederken kanat sesleri gittikçe artıyordu. Etrafına baktı ama yine hiçbir şey göremiyordu. Fısıltı halinde sesler duymaya başladı. Ne olduklarını tam olarak anlayamıyordu. O kadar fazla, birbirine karışmış haldeydiler ki hiçbir şey anlaşılmıyordu. Temposunu artırarak daha hızlı yürümeye başladm. Kanat sesleri ve fısıltılar gittikçe artıyordu. Solunda diğer kanat seslerinden daha belirgin bir kanat sesi duymaya başladı. Gittikçe ona yaklaştığını hissedebiliyordu. Constance'a yaklaştıkça fısıltılardan birinin daha belirgin olduğun hissetti. Soluna bakmaya cesaret edemiyordu. Yanına yaklassstımm. Onu öldüreceğissss.Bu bir alaycı kuzgundu. Onu iç sesini duymuştu. Normalde insanların nasıl konuşurken sesleri ne kadar berraksa, iç sesleri de o kadar berrak olurdu.Ama bu alaycı kuzgunun iç sesi fısıltıdan sadece biraz daha yüksekti. Demek onu öldürecekti. Aniden durdu. O da Constance durunca durmuştu. Havadaki kanat seslerini duyabiliyordu. Ama yanındakinin kanat sesini duyamıyordu. Çünkü uçmuyordu. Yere konmuştu. Ona dönüp "Demek beni öldüreceksin kanatlı ucube." dedi alaycı bir şekilde. "Düşüncelerimissi halen daha duyabiliyorsssun." dedi. Sesi tıpkı insan gibi çıkmıştı. İğrenç bir görüntüsü vardı. Her tarafı tıpkı bir kuş gibi tüylerle kaplıydı. Gözleri büyük ve insan gibiydi. Ama tek farkı gözlerinin kırmızı olmasıydı. Ağzı insan gibi değildi. Kuş gibi gagası vardı. Ama konuşabiliyordu ve sesi insan gibiydi. tek farkı konuşurken tıslıyordu. Kanatlarının altında kolları vardı. Bu kollar kaslıydı ve güçlü görünüyordu. Ona bakmaktan vazgeçip "Duyamayacağımı mı sandın?" dedi yine alaycı bir ses tonuyla. Constance herkesin düşüncelerini okuyabiliyordu. Ona bu yeteneği bahşetmişti Nyx. Neden alaycı kuzgunların düşüncelerini okuyamayacaktı ki? Gerçi onların iç sesini fısıltı gibi duyuyordu. Odaklanması gerekiyordu. Bunun neden olduğunu da bir türlü anlayamıyordu. O bunları düşünürken havadaki alaycı kuzgunların etrafını sardığını hissetti. Onlar yere konduğunda fısıltılar daha da belirgin olmaya başladı. Etrafında daire oluşturmuşlardı. Düşüncelerimizss karanlığın duvarına rağmen güvende değil. Bunu nassssıl bassaaarıyorssunnn? Sesi daha tok ve gür olan başka bir alaycı kuzgunun sesini duymuştu. Karanlığın duvarıda neydi? korkmaya başlamıştı. Ama tabii ki de bunu belli edemezdi. Sesin geldiği yöne doğru döndüm. Olanlardan hiçbir şey anlamamıştı. Karanlığın duvarının ne olduğunu bilmiyordu ki onu nasıl aşacağını bilsin. Onlara hiçbir şeyden anlamadığını da belli etmeden sinsice gülümsedi. "Nyx'in kudreti!" dedi kendisinden emin bir şekilde. Sesinin bu kadar iyi çıkmasına şaşırmıştı. Aniden nerden geldiğini anlamadığı bir ses duymuştu. Bu ses çok tiz bir sesti. Ve insanı rahatsız ediyordu. Ellerini hemen kulaklarına götürdü. Alaycı Kuzgunlarda sesi duyunca şaşırmış gibiydiler. Bu sesi 3-4 yıl önce izlediği Yüzüklerin Efendisi'ndeki Nazgûl'ların sesine benzetmişti.. Şimdi filmleri düşünmenin de tam sırasıydı diye düşündü Constance. Burada ölmek üzereydi ama o ne düşünüyordu. Çığlığın yükselmesiyle beraber acı çekmeye başladı.. Acı gittikçe artıyordu. Bacaklarını hissedemez oldu ve yere düştü. yerde kıvranıyordu. Alaycı Kuzgunlar da tiz bir çığlık atmaya başladılar.
Neler oluyor? Bu sessste neyin nesssi böyle?
Efendimissin çağrısssı değil bu. Peki öyleyssse ne?
Alaycı kuzgunlar da bunun ne olduğunu bilmiyorlardı. Kafaları karışmıştı.
"Efendimiss bu kadını öldürmemissi emretti. Ne olursssa olsssun bunu yapmalıyıss." dedi biri çığlıkların arasından. "Düşüncelerimisss tehlikede. Bu kadın duvarımıssssaa rağmen bizim düşüncelerimisssi duyabiliyorrsss. Babamısss Kalona bu yüssdeen onun ölmessssini issstiyorrrrsss. Bunu hemen ya-" Alaycı kuzgunun lafı yarıda kesilmişti. Çünkü Constance'a acı veren tiz çığlık gittikçe daha da artıyordu. Ne olduğunu anlayamamışlardı. Etraf birden puslu olmaya başladı. Göz gözü görmüyordu. Alaycı kuzgunların çığlığı daha da artıyordu. Acı çektikleri seslerinden belliydi. Neler olduğunu anlayamıyordu Cosntance. Bacaklarını, kollarını hiçbir yerini hissedemez olmuştu. Kendisini halsiz hissediyordum. Galiba ölüyordum yada ölmüştüm diye bir düşünce geçti içinden. Arkadaşlarını, kardeşini, yeğenlerini, çaylaklarını hepsini özleyecekti.

III. Bölüm

Aniden gözlerimi açtı. Her taraf kapkaranlıktı. Neredeydi acaba? En son alaycı kuzgunlar onu öldüreceklerdi. Ah! Tabii bir de o tiz çığlık vardı. Ama şimdi de buradaydı. Peki burası neresiydi? Neredeydi acaba? Ayağa kalkmaya korkuyordu. Her an herşey olabilirdi. Hata yapmıştı. Gece Evi'nden çıkmamalıydı. Nasıl böyle bir salaklık yapabilmiştim diye düşündü. Eğer dışarı çıkmasaydı.Şu an sıcacık odasında oturmuş. Ders notlarımı kontrol ediyor oluyordu. Rahatla Kızım. Sakin ol. Sesimi takip et. Bu ses insana huzur veren bir sesti. İçini rahatlatmıştı. Hemen ayağa kalkmıştı. Hiçbir şey göremiyordu. Ama gideceğim yeri hissediyordu sanki. Gel bana kızım. Yanıma gel Sesi duydukça daha da rahatlıyordu. Sese gittikçe yaklaştığını hissediyordu. Karşısında küçük bir delik vardı. Ve o delikten beyaz bir ışık geliyordu. Heyecanlanmaya başlamıştı. Yavaş ve temkinli adımlarla deliğe yaklaştı. Constance'ın küçük zannettiğim deliğin ne kadar büyük olduğunu fark etti. Üstteki saçaklardan tam olarak görememişti. Tam deliğin önünde durdu. Gel kızım. Buradayım. O rahatlatıcı sesin buradan geldiğini anlamıştı. Delikten atlayarak kendini beyaz ışığın içine bıraktı. Bu çok güzel bir duyguydu. Eğlenceliydi. Kahkaha atmaya başlamıştı. Beyaz ışık hızla onu içine çekiyordu. Aşağıya baktığında yeşil bir alan gördü. Sanırım onlar çimen olmalıydı. Ah! Tabii ya aşağısı Nyx'in korusuydu. Diğer boyuttaydı. Beyaz ışık yavaşladı ve yavaşça aşağıdaki koruya indi. Etraf yemyeşildi. Çiçeklerin kokusunu alabilliyordu. Süsen, karanfil, gül, papatya, Anemon, Orkide, Lale. Burası harika bir yerdi. Kitaplarda bu yerle ilgili birçok şey okumuştu. Hepsi de güzel şeyler anlatıyordu. Ama ne demişler "Anlatılmaz yaşanır." Burası kitaplarda anlatılandan çok daha fazlasıydı. Buradayım kızım. Yine o rahatlatıcı sesi duymuştu. Ses tam arkasından geliyordu. Hemen arkasını döndüm. Karşımda büyüleyici bir kadın vardı. Kadın herşeyiyle kusursuzdu. Vücut hatları, gözleri, burnu mükemmeldi. Saçları beline kadar uzanıyordu. O zaman onun kim olduğunu anlamıştı. Karşısındaki Nyx'in ta kendisiydi. Hemen önünde eğilip elini kalbimin üstüne koyarak "Uğurlar olsun Tanrıçam." dedi. Nyx gülümseyip Constance'ın yanına yaklaştı. "Kafanın karışık olduğunu biliyorum kızım. Bana istediğini sorabilirsin." dedi huzur veren sesiyle. "Bana neler oldu Tanrıçam. Öldüm mü?" dedi endişeyle. Gülümseyerek "Hayır kızım ölmedin. Sana herşeyi anlatacağım. Kalona seni öldürmek istiyordu. Çünkü sana verdiğim yetenek sayesinde herkesin düşüncelerini okuyabiliyorsun. Tek bir kişininki hariç tabii." dedi. Kimi kastettiğini biliyordu Constance. Düşüncelerini tek okuyamadı kişi Edward'tı. Bunu da çok merak ediyordu. "Peki neden Edward'ın düşüncelerini okuyamıyorum." dedi merakla. Nyx yanağını okşayarak ona gülümsedi ve "Bunu sen çözeceksin kızım. herşey sende saklı." dedi. Ne demek istediğini anlamamıştı. Bu tür gizemli konuşmalarda hiçte iyi olduğu söylenemezdi. "Anlamadığını biliyorum. Ama zamanla anlayacaksın." dedi. Sonra devam etti. "Kalona senin yeteneğinden korunmanın yolunu bulduğunu zannetmişti. Bu yüzden karanlığın gücünü kullandı. Ve bunu kendisi de dahil olmak üzere oğullarına verdi." dedi. Alaycı kuzgunların karanlığın duvarı diyerek neyi dediğini şimdi anlamıştı. "Evet yeteneğine karşı önlem aldığını düşünüyordu. Ama yine de seni öldürüp gücünden yararlanmak istiyordu. Bu yüzden alaycı kuzgunlara seni öldürmeleri için emir verdi. Sen onların iç sesini duymakta zorluk çekiyordun. Ama yine de duyuyordun kızım. " dedi gülümseyerek. "Sonradan duyulan o çığlık neydi peki." diyebilmişti sonunda. Bu sorusuna cevap vermemişti. Sadece gülümsemişti. Nyx ona ölmediğimi söylemişti. Ama şu an onun korusundaydı. Bu nasıl oluyordu? Nyx düşüncesini duyarak "Burada olan ruhun kızım. Bedenin şu anda güvende." dedi. O bunu derdemez birşeyin beni içine doğru çektiğini hissetti. Nyx'den gittikçe uzaklaşıyordu. Gittikçe aşağıya doğru iniyordu. Güle güle kızım. Işığım üzerinde olacak Nyx'den bunu duymak içini rahatlatmıştı. Ne olduğunu anlayamadan bir yere düştüğünü anladı.

IV. Bölüm

Gözlerini aniden açtı. Herşey bulanıktı. Gözlerini bir kaç defa kırptığında herşey netleşti. Yattığı yer çok rahattı. Bir yatakta uyuyor olduğunu anladı. Uyandı. Bayan C uyandı. Birinin iç sesini duymuştu. Mutlu olmşa benziyordu. Ah! Tabii ya bu lié idi. Heman kafasını çevirdi. Karşısında kocaman gülümsemisi ile Lié, Holls, Julie, Aph, Bridget duruyordu. Onlara gülümsedi. "Holls'a seninle ilgili bir görüş geldi. Sana alaycı kuzgunların saldırdığını ve öldüğünü gördüğünü söyledi. Bunu duyar duymaz endişelenmeye başladım. Hemen korumaları devreye soktum. Holls bizi senin öldüğünü gördüğü yere götürdü. Hava elementimi kullanarak alaycı kuzgunların bizi görmemesini sağladım. Sonra Julie'nin aklına bir fikir geldi. Julie ve ben ruh elementini kullanarak alaycı kuzgunlara acı vermek istedik.Ve sonra tiz bir ses yükseldi. Belki duymuşsundur. O tiz sesi Julie ve ben çıkardık. Başarılı da olmuştuk. Acı çekiyorlardı. Onlar acı çekerken hepsini öldürdük. Sen yerde yatıyordun. Nefes alış verişin çok yavaştı. Seni hemen buraya getirdik. Profesör Bryné'in yeteneği sayesinde de çabucak iyileştin." demişti Bridget kardeşi Constance'a gülümseyerek. Bunları anlatırken gözleri dolmaya başlamıştı her ikisininde.Birbirlerine sıkı sıkı sarılmışlardı. Onu çok özlemişti Bridget. Sırayla herkese sarılmıştı Constance. Onlar olmazsa ne olurdu bilmiyordu.. İyi ki hayatında onlar vardı.


bu rp tamamen bana aittir. Daha önce birçok gece evi rpg'sinde kullandım.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Lucas Matthéw O'mhéndia
Kurucu-Admin | 5. Sınıf Çaylak | Karanlık Erkek | Güç Seviyesi : 100
Kurucu-Admin | 5. Sınıf Çaylak | Karanlık Erkek | Güç Seviyesi : 100
avatar

Oda Arkadaşı : Parker.
Mesaj Sayısı : 186
Kayıt tarihi : 15/05/10
Yaş : 23
İş/Hobiler : Linda
Nerden : Tulsa.

MesajKonu: Geri: Zoey Redbird   Ptsi Tem. 05, 2010 4:42 pm

*82

Güzel bir Rp'ydi.
Uğurlar Olsun ^^
Konu Kilit !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://nightofhouse.yetkinforum.com
 
Zoey Redbird
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
House Of Night Rpg :: Role Play Bölümü :: Role Play Puanlatma-
Buraya geçin: